Ara
  • Unicorn

NLP Üzerine Robert Dilts ile Röportaj - Sonay Sunucu

S: Öncelikle, bu röportajı yapmayı kabul ettiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Burada bulunmaktan dolayı çok mutluyum ve bu mutluluğu, NLP’i ve NLPU’u ülkemle de paylaşmak istedim. İlk olarak NLP nedir ve NLP’yi ortaya çıkaran kimdir veya kimlerdir sorusuyla başlamak istiyorum.



R: NLP, nasıl düşündüğümüz, nasıl iletişim kurduğumuz, nasıl öğrendiğimiz, kararlarımızı nasıl verdiğimizle ilgilidir. Harfleri tek tek inceleyecek olursak, N; sinir sistemiyle (nervous system), L; lisanla (language) ve sinir sistemiyle lisanın nasıl bir etkileşim içinde olduğuyla ve P; programlama ise, bu kavramların davranışlarımızı ve davranış kalıplarımızı nasıl etkilediğiyle ilgilidir. Kelime anlamı olarak bunları söyleyebiliriz ama NLP pek çok şey ile ilgilidir; başkalarıyla nasıl iletişim içinde olduğumuzla, kendimizi nasıl şifalandırdığımızla, başkalarına nasıl yardım ettiğimizle, nasıl öğrendiğimizle, kararlarımızı nasıl verdiğimizle, kendimizi nasıl motive ettiğimizle ve en önemlisi “NASIL” sorusuyla ilgilidir. Hayatlarımızın farklı bölümlerinde yaşadığımız pek çok sürecin nasıl olduğuyla ilgilidir. NLP burada, University of California Santa Cruz’da, dilbilim profesörü olan John Grinder ki bu NLP’nin lisan kısmıydı ve Matematik ve de Psikoloji (Gestalt psikolojisi ve psikoterapisi) okuyan Richard Bandler tarafından geliştirildi. NLP’yi başlattılar çünkü onlar iletişimde etkili olan kişileri ve belli terapistleri incelemeye başlamışlardı. Bu kişiler; Gestalt terapinin kurucusu olan Fritz Pearls, modern hipnoterapinin kurucusu olan Milton Erickson, aile terapisinin kurucusu olan Virginia Satir’di. İncelemeye başladıklarında fark ettiler ki bu kişiler, insanlara yardımcı olurlarken ortak kalıpları kullanıyorlar. İnsanlara, stresle bas etmek, kişilerin kendilerinde mevcut olan kaynaklarını bulmak gibi konularda yardım ediyorlardı. Bu ilk çalışmalardan bu yana NLP oldukça gelişti; liderler, iyi yöneticiler, pazarlama-eğitim alanlarındaki insanlara doğru yayıldı. Dolayısıyla NLP, bir çeşit iletişim ve değişim bilimidir diyebiliriz. NLP, günümüzde dünya üzerinde oldukça yayıldı ve insanlar tarafından, nasıl daha fazla yaratıcı olunacağından tutun da, nasıl takim çalışması yapılacağı, nasıl daha iyi bir lider olunacağı, nasıl iyi bir yasam koçu olunacağı, nasıl daha iyi bir öğretmen olunacağına kadar pek çok amaç için kullanılmaktadır. NLP, daha çok iletişimin ve insanlara yardım etmenin önemli olduğu ve bir değişimin yaratıldığı alanlarda kullanılmaktadır. NLP’nin bana ait olan bir diğer tanımı da, benim kitaplarımdan birisinin adi olan; “Tools for Dreamers”dir (Hayalperestler için araçlar). Bunun arkasındaki fikir de, NLP’ye başka bir açıdan bakmaktır. NLP bizlere yardımcı olurken, vizyon, hayal gibi fikirleri dolayısıyla bir takim araçları verir. Bunlar öyle araçlardır ki bu vizyonları nasıl somutlaştıracağımın, nasıl gerçeklik haline getireceğimin yoludur.


S: NLP’yi hangi alanlarda kullanabiliriz?

R: Aslında bunların birkaçından hali hazırda bahsettim ama yine de tekrar gözden geçirecek olursak, NLP’nin kullanıldığı en büyük alanlardan birisi kişisel yaşamımız; nasıl daha az stresli, daha enerjik, daha sağlıklı, daha çok kaynakla dolu olabilirim, nasıl daha iyi iletişim kurabilirim, daha iyi ilişkiler oluşturabilirim gibi. Bir diğer önemli alan, profesyonel hayatimiz. Yaptığım workshopların çoğu profesyoneller içindir; daha iyi iletişim kurmak isteyen, daha yaratıcı ve üretken ekipler oluşturmak isteyen, diğerlerinin arasında oluşan karmaşaları daha etkili olarak çözmek isteyen, büyük firmaların yöneticileri. Bir diğer alan, sağlıktır. Mesela, doktorlar, hemşireler, sosyal görevlilerle yaptığım programlar var ki bu yolla, hastalarını daha iyi anlayabiliyorlar ve destek oluyorlar, iletişim becerilerini geliştiriyorlar. Ayrıca NLP, satış eğitiminde, yönetici eğitiminde, liderlik eğitiminde kullanılıyor. Tüm dünyada pek çok büyük firmayla, yöneticilerinin daha iyi liderler olması ve aynı zamanda daha iyi insanlar olması için çalışmalar yapıyorum. Yine büyük firmaların insan kaynakları bölümleriyle çalışıyorum. NLP çok büyük bir değer çünkü NLP, insanların, kendilerinin en iyi versiyonları olmalarına yardımcı olurken aynı zamanda başkalarıyla daha etkili bir şekilde iletişim kurmalarına da yarıyor ve bazı karmasa, çatışma ve problemlerden de sakınmalarına yardımcı oluyor. Hatta NLP, firmalarda, doğru ise doğru insanı seçmek için kullanılıyor. Çünkü insanların nörolinguistik programını bilirsem eğer, o kişinin işini daha iyi nasıl yapabileceğini, daha iyi nasıl düşünebileceğini, dünya görüsünü, motivasyonlarını, değerlerinin ne olduğunu bilirim ve o is için en doğru insanın hangisi olduğunu çok kolaylıkla bulurum. Dolayısıyla NLP’nin kullanım alanı çok geniş. Öğretmenler, hecelemeyi öğretirken, daha iyi öğrenmeyi öğretirken kullanıyorlar. Eğitmenler NLP’yi kullanıyorlar, yöneticiler kullanıyorlar. NLP oldukça geniş bir alanda kullanılıyor. Anksiyete, stres problemi olan insanlara yardım ederken kullanılabilecek, daha parlak, daha yaratıcı olmak isteyen insanlara yol gösterebilecek, tüm farklı NLP yöntemlerini gösteren 1600 sayfalık ansiklopedimiz var. Dolayısıyla NLP’nin siniri yok. Şunu söylemek isterim ki bugün yapacağımız workshoplarda, başlıca grup olarak daha çok danışmanları, koçları, insanlara bir şekilde yardımcı olanları göreceğiz. Veya büyük firmalarla çalışırken, özellikle yüksek potansiyeli olan, gerçek bir lider olma ihtimali olan yöneticilerle çalışacağız. Evet, NLP, motive etmeye ve odaklanmaya yardım eder.


S: NLP’den annenizin sağlık problemleri için faydalandığınızı biliyorum. Sakıncası yoksa bize biraz bundan bahsedebilir misiniz?

R: Nasıl düşündüğümüzün, nasıl iletişim kurduğumuzun, hayatlarımızla nasıl basa çıktığımızın, ne tarz alışkanlıklarımızın olduğunun; yemek vs. gibi, tüm bu şeylerin sağlığımızı etkileyebildiğini her zaman için biliyorduk. Ama annemle birlikte, nasıl düşündüğümüzün, inançlarımızın, içsel programlanmamızın yani NLP dilinin, kendimiz hakkında ne düşündüğümüzün, kendi kendimize ne söylediğimizin sağlığımızı nasıl etkileyebildiğine dair daha direkt ve net bir anlayışa sahip oldum. Annemin durumunda ise, o, göğüs kanserine yakalandı ve ilk önce NLP’yi kullanmayı reddetti. Kendisi bir hemşireydi ve sadece doktora gitti ve doktor, tüm göğsünü aldı ve ona şöyle söyledi, “Kanserini tedavi ettik.” Ama iki seneden daha kısa bir zaman sonra, kanser diğer göğüste geri geldi ve bu sefer, aynı zamanda mesaneye, yumurtalıklara, kemik iliğine, neredeyse bedenindeki tüm kemiklere yayılmıştı. Bu göğüs kanserine 4. Seviye dediler ki bu, en ilerlemiş seviyeydi. Bu sefer doktorlar şöyle söylediler: “Bu oldukça agresif bir kanser türü, oldukça fazla yayılmış. Biz gerçekten size yardımcı olamayız.” Doğal olarak bu bizim için büyük bir kriz oldu, korkunçtu, hayatlarımızda büyük bir parçalanmaydı. Annem, hayatının bittiğini düşündü. Ama sonra biz, doktor ona tıbbın yardım edemeyeceğini, onun için hiçbir şey yapamayacaklarını, onu tedavi edemeyeceklerini söylediği için, “Haydi NLP’yi deneyelim.” dedik. O dönemde, psikonoroimunoloji gibi çeşitli bilimsel kanıtlar vardı. Biliyorsunuz psiko; psikoloji, nöro, sinir sistemi demektir. Immune sistemde ise, psikolojiyle bağlantılı olarak sinir sistemimizin ve immune sistemimizin nasıl tepki verdiği vardır. Düşünce sisteminizle, ne tür strese sahip olduğunuzla, immune sisteminizin performansını arttırabileceğinize veya ona müdahale edebileceğinize dair çalışmalar vardı. Dolayısıyla biz de annemin sağlıklı olabilmesi için ne tür bir çalışma yapabileceğine dair araştırma yapmaya başladık. Aynı zamanda, görselleştirme gibi tekniklerle insanların bağışıklık sistemlerini uyarabileceklerine, canlandırabileceklerine, psikolojik metotları kullanarak tümörleri küçültebileceklerine, diyet gibi metotların etkilerine dair kanıtlar da vardı. Dolayısıyla annemle, nasıl bir hayat istediği üzerinde odaklanarak, nasıl sağlıklı olabileceğine odaklanarak çalışmaya başladık. NLP, her zaman bir hedef koymak ile baslar. Nereye gitmek isterdin, eğer sağlıklı ve iyi olabilseydin, nasıl görünürdün, bu nasıl bir sese sahip olurdu ve nasıl hissettirirdi? NLP’de buna, hayatımda yapmak, gerçekleştirmek istediğim, motive edici şey anlamına gelen, “zorlayıcı gelecek” diyoruz. Daha sonra önemli bir aşama olan, inançlarla çalışmaya başladık. İnançlarla çalışmaya başlamak, “Ben yapabilirim,” demektir. Bu mümkün, benim bunu yapma becerim var, demektir. Hatta ben bunu hak ediyorum demektir. Benim bu, pozitif, sağlıklı yaşama sahip olma iznim var, demektir.


S: O zaman, çalışmaya önce pozitif inançlarla başlıyorsunuz.

R: Evet, sonra da bana müdahale edenler, yolumda duranlar nelerdir ona bakıyoruz. Bunlar, insanların kendi kendilerine söyleyip durdukları sınırlayıcı inançlar, geçmiş, negatif anılar formunda ortaya çıkabilir. Bunlar, içsel programlanmamızın bir parçasıdır. Bir çeşit engel, bir çeşit direnç veya bir çeşit şüphe olabilirler. Tüm bu engelleri, şüpheleri tanımak ve kabul etmek zorundayız. NLP’nin anahtar parçası olan “kaynaklar”ı kişiye taşımamız gerekir. Bunları, kişinin kendisini dönüştürmesine yardımcı olmak, öncelikle de bu programları tanımak için yaparız çünkü NLP’ deki herhangi bir çalışmada en önemli olan şey programın ne olduğuna dair farkındalık oluşturmaktır. NLP’nin prensiplerinden birisi de, bu programların isteyerek, bilinçli olarak yaratılmadığıdır. Çocukluğunuzdan gelen programlanmalar ve pek çok etken vardır. Toplum etkeni, aile etkeni, medya etkeni… Ve biz davranışlarımızın hangisinden kaynaklandığını bilemeyiz. Dolayısıyla, ne düşünüyorum, nasıl düşünüyorum, çok önemli. Bunlar ilk aşamada çok da bilinçli değildir. Nörolinguistik programlanmamız aslında hiç bilinçli değildir. Ama bunlara bilinçli hale gelebiliriz. Ben de annemi, şüphelerine, yarattığı negatif alışkanlıklara, strese veya içsel türbülansına, çok sayıdaki içsel çatışmasına karşı bilinçli hale getirmeye başladım. Aslında onun yaşadığı en temel olay, kendisiyle ilgili büyük çatışmaydı. Kendisinin kim olduğunu, rolünün ne olduğunu, NLP’de tanımladığımız, misyonunun ne olduğunu, neden burada olduğunu, fonksiyonunun ne olduğunu sorgulayıp duruyordu. Tüm bunlar daha net hale gelmeye başladıkça, kendine ait kaynaklarla bağlantısı artmaya başladı, daha pozitif, daha motive, daha özgüvenli olmaya başladı ve tüm bunların sonucu olarak da daha sağlıklı olmaya başladı. Stresi azaldı, hayattan keyif alması ve mutluluğu arttı ve dikkat çekici bir şekilde, spontane olarak iyileşti. Doktorlar, bunun kendi tedavileri neticesinde değil onun bazı şeyleri değiştirmesiyle gerçekleştiğini fark ettiler. Bunu o da biliyordu. Eğer doktorların söylediğine inanıp, bunu kabullenseydi, muhtemelen birkaç ay yaşardı. Bu inancı değiştirip, tamamen iyileşti ve 18 yıl daha yaşadı. Bu, beni hayretler içerisinde bıraktı ve bir şeyleri eklemenin gücünü bana gösterdi. Sanırım şunu söylemek önemli, doktorlar bir şey yapamayacaklarını söylediğinde annemin düşünceleri ve inançları önemli bir hale geldi. Ben, sağlıkla ilgili başkalarıyla da çalıştım ve bunlardan birisi de eşim Debrah. Gecen sene göğüs kanseriyle ilgili tedavi gördü ve onun kanseri tedavi edilebilir türdendi. Ama biz aynı zamanda NLP tekniklerini de kullandık ve bu, tedavileri çok daha etkili hale getirdi. Bu, dışsal kaynaklarla, içsel kaynakları birlikte kullanmak demektir. Ve her şey, her zaman, iki kaynağı birlikte kullanırsanız çok daha iyi olur. Çünkü birileri dışsal kaynaklarla bana yardım etmeye çalışırken, benim içsel engellerim varsa, dışsal kaynaklar, çok da etkili olmayacaktır. Ama ben sadece içsel kaynaklarımı kullanıyorsam, bu da belki yardımcı olabilir ama her tur kaynağı kullanmak çok daha faydalı olur. Sağlıkta NLP yaklaşımı, tedavi çeşitlerini entegre etmektir. İlaç, ameliyat, vs. Dolayısıyla doktorlar, hemşirelerle yaptığımız programlar var bizim. Hastalarına nasıl yardımcı olabileceklerine, sadece tıpla değil, aynı zamanda nasıl streslerini azaltabileceklerine, nasıl kaynaklarını kullanabileceklerine dair. Aynı zamanda inanç önemli. NLP ile ilk çalışmaya başladığım zamanlarda, oldukça anahtar bir öğe olan, plasebo etkisini gördüm. Kendisine verilen, içinde herhangi bir tıbbi içerik olmayan ilaçları içen kişiler, sıklıkla iyileşiyorlar çünkü onun, kendilerine yardımcı olacağına inanıyorlar. En önemli şey olan, “inanç” var burada. Yapılan bir araştırmada, 200 tane kanser hastasının iyileşmesi incelenmişti. Ölmeleri beklenen 200 hasta. Yıllar sonra bunların nasıl bir tedavi uyguladıklarını araştırmaya başladılar. Yapılan araştırmada, aslında farklı farklı yöntemler uyguladıklarını, 200 hastada ortak olan tek şeyin, uyguladıkları tedaviye inanmaları olduğunu fark ettiler. NLP, özellikle sağlık alanında insanlara yardımcı olurken, öncelikle onların kendilerine, uyguladıkları tedaviye inanmalarını sağlamaya çalışır. Aynı zamanda NLP, sınırlayıcı inançları, kendilerine engel olan, müdahale eden inançları bulmaya ve bunları dönüştürmeye çalışır. Dolayısıyla sağlıkla çalışırken asil üzerinde durduğumuz alan inançlardır ki benim bununla ilgili bir kitabim var.


S: Tüm bu çalışmalar, insanlara gerçekten umut veriyor. Problemlerine bir çözüm bulmada yardımcı oluyor.

R: Kesinlikle, çözüm bulmada ve bu çözümü hızlandırmada. Anneme tekrar dönecek olursak, ilk duyduğunda hiç umudu yoktu. Ve bu umutsuzluk alanında kalmış olsaydı da eminim ki bir iyileşme gerçekleşmeyecekti. NLP’nin bir bölümü de, umudu yeniden uyandırmaktır. Benim de kendimi iyileştirmek için yapabileceğim bir şeyler var, umudu. NLP, sayısız seçenek sunuyor.


S: Sizce NLP’yi sadece kitaplardan öğrenmek yeterli midir? Öneriniz nedir?

R: NLP zihinsel bir proses değildir. NLP, iletişimle, ilişkilerle, aksiyonla, etkileşimle ilgilidir. NLP fikri kitapların içine konulabilir ve kitapları okumak iyidir. Ben de kitaplar yazıyorum, 20’den fazla kitap yazdım. Kitaplar çok değerlidir. NLP Üniversitesinde söylediğimiz bir şey var, “Bilgi, kaslara ulaşmadığı surece sadece bir rivayettir.” Ve kitaplar da bir şeylerin kaslara ulaşması için en iyi yöntem değildir. Bu yüzden de biz NLP Üniversitesini kurduk ve insanlar da buraya geliyor, uygulama yapıyor ve yaparak öğreniyorlar. Bu, bisiklete binmeyi kitap okuyarak öğrenmeye benziyor. Bunu kitap okuyarak öğrenemezsiniz, yardımcı olabilir, bir fikir verebilir. Belki görselleştirmenize yardımcı olabilir ama yine de bisikletin üzerine binip, öğrenmeniz gerekir. Bence NLP’yi kitaptan öğrenmek problem de yaratabilir çünkü insanlar bu kitapları okuyunca bunu yapabileceklerini düşünebilirler ve hata yapabilirler. Bu da ne kendileri, ne de diğer insanlar için iyi bir şey değildir. Dolayısıyla kitaplar, NLP hakkında bir şeyler öğrenmek için iyidir ama NLP’yi gerçek anlamda öğrenmek istiyorsanız, bunu uygulayarak öğrenmelisiniz.


S: NLP’nin, zihin gücü ve zeka üzerindeki etkileri nelerdir?

R: Öncelikle NLP, zihnin gücü hakkındadır. NLP, ne düşündüğümüz değil daha çok nasıl düşündüğümüzle ilgilidir. İnsanlar, zihnin gücü dendiğinde, bunun, “Ne düşünmek?” ile ilgili olduğunu sanıyorlar ama NLP buna, “Hayır.” diyor. NLP’de, “Nasıl?” önemli. NLP, zihin bilimine ve zekayı geliştirmek isteyen insanlara “Nasıl?” prosesini veriyor. Bir örnek vermek istiyorum, “Dahilerin Stratejileri” isimli kitap ve cd serilerim var ve burada ben, Mozart, Einstein, Walt Disney, Leonardo Da Vinci gibi, çok yaratıcı kişileri araştırıyorum. Bunu niye yapıyorum, Mozart’ın yazdığı müziklere ya da Walt Disney’in animasyonlarına bakmıyorum. Bunlar, gerçekten çok yaratıcı, zeki insanlar. Bu yaratıcılığı ve zekayı oluşturan şey ne? Bu sadece ne çalıştıklarıyla ilgili değil, yaptıkları şeyin içeriğiyle ilgili değil, strateji fikriyle, bunu “Nasıl?” yaptıklarıyla, nasıl düşündükleriyle ilgili. Mesela Walt Disney’in, üç farklı düşünme aşaması var; hayalci, gerçekçi ve kritik. Hayalciyi ele alacak olursak, o, nasıl hayal kuruyor? NLP, bunu gerçekten parçalara ayırıp, insanlara nasıl hayal kurduğunu gösterebilir. Sadece Mickey Mouse ile ilgili hayal kurmak zorunda değilsin, herhangi bir şey hakkında hayal kurabilirsin. Aynı olay Mozart’ ta da var. Mozart çok özel bir hal yasar ve bu hal içerisinde müzik onun içinden, onun bedeninden akmaya baslar. Bir rüyadaymış gibi müziğinin ona geldiğini ifade eder. Siz de bu hayalci fazını, sadece müzikte değil, hayatınızdaki her alanda kullanabilirsiniz. Dolayısıyla NLP, zihnin gücünü, zekayı, modelleme prosesi yoluyla arttırır. Modelleme, başkalarının bir şeyleri nasıl yaptığını modellemektir. Leonardo Da Vinci nasıl düşünür, Mozart nasıl müzik yazar, Walt Disney nasıl film yapar, vs. Ve her biri de arkalarında bir ekol bırakmışlardır. İnsanlar onlar hakkında yazılar yazmışlar, başkaları onlar hakkında bilgi vermiş, röportajlar yapmışlardır. NLP bunu şöyle tanımlar, fark yaratan farklılıklar. Zihinlerini nasıl kullanıyorlar, sadece kognitif zihin değil, yaratıcı bilinçaltı, somatik zihin, alan zihni dediğimiz alanı nasıl kullanıyorlar.


S: Anksiyete ve stres günümüzün problemleri. Zihnimizi, bunların zararlı etkilerinden korumak için neler yapabiliriz?

R: Öncelikle “korunma” kavramı oldukça ilginç çünkü şöyle bir paradoks var, kendimizi anksiyeteden korumak isterken daha fazla anksiyete yaratırız çünkü kendimizi güvende hissetmeyiz. Dolayısıyla NLP’de korunmaktan çok bize yardımcı olacak kaynaklarımızla bağlantıda olmak kavramı vardır. Ve aynı zamanda anksiyete ve stresin pozitif niyetini de belirlemek vardır. Bu yüzden NLP der ki, anksiyete ve stres kendinizi korumanız gereken kötü şeyler değildir, anksiyete ve stresin pozitif bir niyeti vardır. Ve eğer bu pozitif niyeti bilirseniz, anksiyetenin sizin için pozitif anlamda ne yapmaya çalıştığını anlarsanız, sonra buna, sahip olduğunuz başka kaynakları ekleyebilirsiniz ve bu pozitif niyeti başka bir yolla başarabilirsiniz. Daha sağlıklı, daha yaratıcı, daha özgür bir yolla. Bu, NLP’nin temel yaklaşımıdır. Anksiyete ve stres, kendimizi korumamız gereken kotu şeyler değil, doğal proseslerdir. Ama onları daha derin olarak anlamaya baslarsak, o zaman onları dönüştürebiliriz. Yaptığımız işlem budur, pozitif niyeti bulup, kaynakları taşımak.


S: NLP spiritüelliğe yardımcı olur mu? Çünkü NLP’de “Alan” kavramını kullanıyorsunuz ve bu da içinde spiritüellikle ilgili bir şeyleri barındırıyor diye düşünüyorum.

R: Tabi ki. Yazdığım kitaplardan birinin adi, “Ruhun Araçları”dır (Tools of the Spirit), spiritüellik ve NLP ile ilgilidir. NLP’nin önemli noktalarından bir tanesi de, NLP, öznel deneyimlerin yapısının araştırılmasıdır. Biliyoruz ki insanlar spiritüel deneyimler yaşıyorlar ve bunlar, bazı insanlar için oldukça güçlü deneyimler. Genel olarak NLP’de ruh, ruhsallık gibi kavramlara biz, kendimizden daha büyük bir şeyin parçası olmanın öznel duygusu, öznel hissi, diyoruz. Dolayısıyla ben, kendimden çok daha büyük olan bir şeyin bir parçasıyım. Bu da, “Büyük Alan” kavramıdır. Ben varım ama ben izole olmuş bir şekilde, tek başıma değilim. Bu yüzden, ben kavramı bir çeşit “Transpersonel” histir. NLP’nin, spiritüelliğe çok fazla yardımcı olduğunu düşünüyorum. Netlik yaratmamıza, daha fazla farkındalık ve değer katmamıza yardımcı olur. Spiritüellik duygusu, hayatlarımızda çok farklı alanlarda, muazzam bir kaynak yaratabilir. Bulduğumuz şeylerden bir tanesi de, en yaratıcı ve başarılı insanların, sıklıkla spiritüelliğin, kendi farkındalıklarından, egolarından çok daha büyük olan bir şeyle bağlantıda olmanın önemi hakkında konuşmalarıdır. Bizim çalışmalarımızdaki modellerden biri olan, zihinsel seviyelerin en tepesinde, spiritüellik vardır. Benim hissiyatım, benden daha büyük olan bir şeylerin katkıda bulunduğudur. Bence en nihayetinde, NLP’nin amaçlarından biri de sağlıklı bir spiritüellik oluşturmak ki, dinden veya bir inanç sisteminden bahsetmiyorum, bireysel olarak veya grup olarak hissettiğimiz, öznel duygu, kendimizden daha büyük olan bir şeye hizmet etmektedir.


S: Kendi deneyimlerimden ben de şunu söyleyebilirim ki, NLP ile spiritüelliğe ulaşmak, en sağlıklı yollardan bir tanesi. Bu, NLP ile başlamalı ve o yolla devam etmeli diye düşünüyorum.

R: Bence spiritüellik kavramı, soyut ve çok büyük olmak zorunda da değil. Bir ailenin parçası olmayı hissetmek, bir takımla çalışıp, onun bir parçası olmak, bir şirkette çalışmak ve o şirketin bir parçası olmak, benden büyük olan bir şeyin parçası olma hissi. Bu, mutlaka çok büyük ve soyut olmak zorunda da değil. Yaratıcı olan, deha olanlar için bu alan kavramı çok büyük, çok ama çok güçlü. Ama ben ailemin bir parçası olmayı da hissedebilirim.


S: NLPU hakkında soru sormak istiyorum mümkünse. NLPU, ne zaman ve nasıl kuruldu?

R: NLPU, 20 yıldan daha uzun bir süre önce, 1991 yılında kuruldu. O zaman, Teresa Epstein’in esi olan Todd Epstein ile birlikte çalışıyordum. Ve biz, 1979-1980’lerde, Bandler ve Grinder ilk sertifikasyon programlarını yapmaya başladıklarında, birlikte çalışıyorduk. O tarihlerde, 1982’de, Dynamic Learning Center’i kurduk. Ve o dönemde, değişik programlar, değişik konu baslıklarıyla çalışıyorduk. Biz, seminerlerimize burada, üniversitede başladık çünkü NLP burada başlamıştı. İlk “Trainer” eğitimimizi de 1989 yılında yaptık. NLP’nin evinin Santa Cruz’da olmasına karar verdik. Bunun sadece bir enstitü veya bir iş olmasını istemiyorduk, biz gerçekten, ikimiz de gerçekten, NLP hakkında tutku doluyduk, bu yüzden bunun tam bir eğitim imkanı sağlamasını istiyorduk. Bu, bizim vizyonumuz, hedefimizdi. Burası öyle bir yer olmalıydı ki, dünyanın her yerinden insanlar gelebilmeliydi ve öğrenebilmeliydi. NLP sadece, “Tamam, ben buna katılırım ve bununla para kazanırım,” denilen bir şey değil. Daha sonra, başladığımız yıl Judith de bize katıldı. Üçümüz, bu kursları geliştirdik ve sadece bu kursları da değil, en basından itibaren “Learning Community” (Öğrenim Topluluğu) de oluşturduk. Çünkü bizim deneyimimize göre de, biz buna başladığımızda da, NLP sadece “araçlar” veya “teknikler” değildi. Birlikte olduğun insanlar, içinde bulunduğun kontekst, yasam için öğrenmeyi en zengin ve en anlamlı hale getiriyordu. Böylece de üniversite kavramını geliştirdik ve bunun üniversite kampüsünde olmasını tasarladık. Çünkü bu, NLP’yi öğrenmek hakkında idi, sadece teknikleri öğrenmek değildi.


S: NLPU’ da sertifikasyon programlarınız var. Bununla ilgili bir şeyler paylaşır mısınız bizimle?

R: Bu, “Bütünsel Eğitim” kavramına uzanıyor. Gerçekte, NLPU’ ya ilk başladığımızda, ilk vizyonumuz, bir temel kursumuzun olacağıydı ve sonrasında da insanlar 4 farklı yoldan birini seçebilecekti ki bunlar; sağlık, liderlik, yaratıcılık ve eğitimdi. NLP’nin, bu alanlarda özel olarak nasıl kullanılabileceğini oluşturacaktık. Zamanla tüm bunlar, bizim Practitoner (Uygulayici), Master Practitioner (Usta Uygulayıcı) programlarımızda entegre oldular. Ama her zaman biliyorduk ki, NLPU, sertifikasyon programları etrafında toparlanmalı. Bu programlar, ilk uygulamaya başladığımızda, hemen hemen 4 haftaydı. 24-25 gün gibiydi. Zamanla bunu azalttık, 3 hafta gibi oluşturduk ama içeriği hiçbir zaman kısaltmadık. Bu kurslarımızın standartlarının her zaman çok yüksek olması için başka yollar aradık. Yıllar boyunca NLPU, pek çok olaya sponsorluk yaptı ve dünyanın her yerinden eğitmenlerle bir araya gelerek, NLP Practitioner, Master Practitioner, Trainer (Eğitmen) programlarına nelerin dahil olduğunu tartıştık ve değerlendirmelerin nasıl yapılabileceğini belirledik. Uluslararası eğitmenlerle toplantılar yaptık ve bir kişiyi sertifikasyon sahibi yaptığımızda bunun anlamının ne olduğunu ve bunu nasıl bilebileceğimizi konuştuk. Bu sebepledir ki, bizim sertifikasyon programlarımız, çok fazla mesai yaparak, bunun hakkında çok fazla konuşup, tartışarak oluştu ve bu programlar, kişilerin gelip, bir sure burada kaldığı ve parasını ödeyip, sertifika sahibi olduğu programlar da değildir. Gelen kişilerin, buradan çıkıp giderken, davranışlarındaki değişiklikleri görmek isteriz ve sahip oldukları becerilere, gerçekten sahip olduklarını garanti ederiz. Kişiler bu becerileri gösterirler ve bu, bize bir geri bildirim olur. Aynı zamanda, daha yeni başlattığımız, Master Trainer (Usta Eğitmen) programımız da var. Bir de, Coaching (koçluk) ve Modeling (modelleme) sertifikasyonu dediğimiz bir program var. Bu program, koçlarla ilgilidir ve aynı zamanda davranışsal modelleme hakkında özel bir kurstur.

Tüm bunlar, NLPU’da gerçekleştirdiğimiz ana kurslardır. Temelimiz, NLP Practitioner, NLP Master Practitioner ve NLP Trainerdir. Ve bir de Master Trainer var. Ama bunu her zaman gerçekleştirmiyoruz.


S: Evet, hatırlıyorum. Geçen sene bu kurs vardı.

R: Evet, bunu gecen sene yaptık ama 2014’e kadar beklemeye karar verdik. Bu programın amacı, kişilerin bir affiliate’e (bağlı şirkete) hazır olmalarını ve NLPU ile güçlü bir bağlantılarının olmasını sağlamaktır.


S: Ve aynı zamanda affiliation programlarınız var.

R: Evet var. Trainer programının içinde iki şey var biliyorsun; evrensel eğitim ve danışman topluluk. Bu topluluğu, 1997’den beri geliştiriyoruz, yani 15 yıldan fazla bir suredir. Bu toplulukta, tüm dünyadan, yüzlerce kişi var. Bu kişiler, bizim Trainer kurslarımızdan mezun oldular. Bu kişilerin, enstitüleri var. Aynı zamanda diğer eğitmenlere de açık olmaya ve onlarla entegre olmaya çalışıyoruz. Bu, bizim NLP eğitmenlerimizden oluşan bir topluluk. Web sitelerimiz var. Burada, fotoğraflar, bilgiler, bağlantıda olmak için bilgiler var. Ama kişiler, bunun da ötesine, daha ileriye gitmek için bazen NLPU programlarını kullanmak istiyorlar. Çünkü biliyorsun, kendimize ait dokümanlarımız, materyallerimiz var. Bir öğretim programımız, isi yapış seklimiz var. Dolayısıyla, Master Trainer programının bu kısmında, kişiler NLP’yi kendi kültüründe, kendi stilinde öğrenmek için üniversitemize geliyorlar. İki şey var; bir tanesi “Yetki” dediğimiz, insanların NLPU materyallerini kendi kurslarında kullanmaları ve affiliation ile Practitioner kurslarını yapmaları. Bunun sonunda da, Judith De Lozier ve ben, bu sertifikaları imzalarız. Tıpkı buraya, NLPU’ ya gelen kişilerin sertifikalarını imzalamamız gibi, aynı şekilde trainerların da enstitülerindeki sertifikaları imzalarız. Dolayısıyla affiliationdaki amaç sudur, birbiriyle bağlantılı bir yolculuk ve ortaklık, yani birlikte çalışmak gibi. Simdi bizim Hong-Kong’da, Sili’de, Cin’de, Brezilya’da, Avrupa’da, affiliationlarımız var. Su anda vizyonumuz su, NLPU’nun tüm dünyada affiliationlarının olması. Bunun önemli bir kısmı su ki, biz burada, California’da, İngilizce diliyle sınırlanıyoruz ama NLP sınırlanmamalı, NLPU sınırlanmamalı.


S: O zaman, affiliation yapabilmek için önce Master Trainer programını bitirmek gerekiyor.

R: Evet, önce Master Trainer programı. Bunu yapabilmek için de, kişi Master Practitoneri bizde yapmalı. Ama böyle değilse de, gelip bizde kaynak kişi olarak bulunmalı. Çünkü amaç su, bizim Master Practitioner-Trainer programlarımızı nasıl yaptığımızı görmeliler. Bu sadece bizim Master Trainer programımızı bitirmek değil, aynı zamanda Master Practitioner ve Trainer programlarımızı nasıl yaptığımızı bilmeleridir.


S: Peki uzaktan öğrenme programları için ne düşünüyorsunuz?

R: Bu tip programları daha öncesinde de uyguladık (10 yıl kadar). Biz bunu ilk yaptığımızda internetten değildi, CD’lerle gerçekleştirdik. Ama öncelikle şunu söyleyebilirim ki, uzaktan öğrenme herkes için uygun değil. Çünkü kişilerin çok farklı öğrenme stilleri var, farklı desteklere ihtiyaçları var. Ama iyi bir uzaktan öğrenme programıyla birlikte, fark ettik ki kişiler çok fazla şey öğrenebilirler. Bu programlarla, kişilerin kendilerini ne kadar yüksek kaliteyle geliştirdiklerini de gördüğümüz oldu. Kendimizi sürekli olarak geliştirdiğimiz ve bu programların verimli olmasını istediğimiz için, ilk altı gününün online olarak yapılacağı, bu yıl ilk defa olarak gerçekleştirilecek olan Practitioner programına başlıyoruz. Neticelerini, nasıl çalıştığını, bir sonraki aydan önce bilemeyeceğiz ama bu konuda kendime oldukça güveniyorum. Bunu yapmaya başlamamızın sebeplerinden bir tanesi de, Judith emekli oluyor. Sistemden çıkmayacak ama giderek daha az bilfiil çalışacak. Kişilerin, Judith’den bir şeyler öğrenme şanslarını kaybetmelerini istemiyoruz. Bu yüzden, bu görüntüleri videolara kaydedersek, egzersizleri online olarak hazırlarsak, kişiler Judith’den sonsuza dek bir şeyler öğrenebilirler. Bu, bizim ikinci uzaktan öğrenme programımız. Bunu, daha önce de CDlerle yaptık. Simdi, bunu internetten yapıyor olacağız. Bence, biliyorsun teknoloji giderek daha da iyi hale geliyor. NLP’nin bir kısmı, bisikleti sadece binerek öğrenmek gibidir. Ama diğer kısmı da, demoları izleyerek, dinleyerek, gözlemleyerek öğrenmektir. Dolayısıyla bu unsurları, videoya yükleyebiliriz. Tabi ki bunları, buraya gelip, burada izlemekle aynı değil. Ama yine de buradan pek çok şey öğrenebilirsiniz. Buradaki fikir su, programın bir kısmını uzaktan öğrenmeyle yapıp, diğer kısmını da buraya gelip, gruba katılarak tamamlamak. Buna su ismi veriyoruz, (blended learning) harmanlanmış öğrenme. Bir kısım uzaktan, bir kısım burada. Bunu Master Practitioner için de yapmayı planlıyoruz. Belki Trainer için de.


S: Eğer sakıncası yoksa kişisel bir soru sormak istiyorum. Sizi her zaman çok hoşgörülü olarak görüyorum. Hiçbir zaman sinirlendiğinizi görmedim. Kendinizi geliştirmek adına, kişisel hikayeniz nedir? Kendilerini geliştirmek isteyen ve kendisinin en iyi versiyonunu bulmak isteyen kişiler için önerileriniz nelerdir?

R: Öncelikle şunu söylemeliyim ki, NLP’ ye gelişimin sebebi, kendim ile ilgiliydi. Gösterdiğim her turlu gelişimde, ben her zaman ilk danışandım. Ve hatırlıyorum, yıllar yıllar önce Richard Bandler söyle demişti, “Eğer tekniğiniz Robert’da işe yaramıyorsa, hiç kimsede ise yaramaz.” Çünkü bana göre, içinde iyi bir şeyler olan herhangi bir şeyi ben isterim. Dolayısıyla ben kolay bir demo kişisiyim. Ama bu, ilk olarak tutku ve keyif olarak başladı. Bu yolla da, doğal olarak kendinin en iyi versiyonu oluyorsun. Kendi kapasitemin en iyisini yapıyorum ve insanlara yardım ediyorum duygusunu hissettiğinde ki ben bu yüzden buradayım ve NLP’yi öğretiyorum ve bu sebeple de NLPU’yu kurdum. Çünkü insanların çiçek açtığını görmek, daha fazla kendileri olduklarını, daha fazla yaratıcı olduklarını, daha mutlu, daha sağlıklı olduklarını görmek, en büyük mutluluk. Bu tıpkı bahçenize bir şeyler ektiğinizde, bahçenizi güzel görmek istemek gibidir. Bu yüzden de bahçenize dikkat edersiniz, etmek istersiniz. Ve bence en doğal var olma yolumuz, kendimizin en iyi versiyonu olmak. NLP’nin en temel kavramı budur. Bazı programlarımız vardır ki bunlar Bandler ve Grinder’in dediği gibi, bazı silme-bozma-genellemelerdir. Ve bunlar sonra bizim olurlar. Dolayısıyla NLP benim için her zaman, büyümenin bir yolu oldu ve bu yolda ben sadece NLP’yi de kullanmadım. O yüzden burada 5 Rhtym var, John Amaral’in yaptığı çalışmalar var. Sürekli olarak, başka insanların neler yaptıklarını araştırıyorum ki kendimi geliştireyim. Ve aslında amacım, bu araştırdığım şeyi NLP’nin içine almaktır. Eğer geliştirme imkanı olan bir şeyleri bulursam, o zaman onu NLP’den modeller ve NLP’nin içine dahil ederim.


S: Asla durmuyorsunuz sanırım. Sürekli araştırıp, geliştiriyorsunuz.

R: Umarım durmam. Çünkü hayat, sürekli büyümek, gelişmek, keşfetmek adına mükemmel.

S: Çok çok teşekkür ederim, bu güzel ve bilgi dolu röportaj için. İlave etmek istediğiniz bir şey var mı?

R: Rica ederim, ben teşekkür ediyorum ve bu aynı zamanda benim için bir zevkti. Şunu ilave etmek isterim ki misyonum, vizyonum, insanların dahil olmayı isteyecekleri bir dünya yaratmaktır. Bence NLPU bununla ilgili, hayatım bununla ilgili. Güney-Amerika’ya, Asya-Avrupa gibi yerlere gittiğimde, her zaman bu dünyaya ait olmak isteyen insanlar olduğunu görüyorum. Sevgiler.

0 görüntüleme